1. Ana Sayfa
  2. Türk Tarihi
  3. 2. Abdülhamid Dönemi Islahatları

2. Abdülhamid Dönemi Islahatları

2. abdülhamid ıslahatları

İdari Alandaki Islahatlar

2. Abdülhamid denilince akla gelen ilk şeylerden birisi Yıldız Sarayıdır. Sultan 2. Abdülhamid ile hükümet yani Bâb-ı Âli arasında bir çekişme vardır. Abdülhamid’in çok geniş bir ekibi vardır ve ülkeyi Yıldız Sarayından yönetmiştir. Adeta hükümet dışında sarayın içinde başka bir hükümet vardır, bu dönemin önemli özelliklerinden birisi de aktif çalışan bir Hafiye Teşkilatı vardır. 2. Abdülhamid ülke toprakları içinde olan biten her şeyden haberdar olmak ister, merkeziyetçidir. Devletin kadrosunda 1000 kadar hafiye mevcuttur. Bu hafiyeler sokağın nabzını tutup Yıldız Sarayına ”Jurnal” adı verilen raporları yollardı. Devletin kadrosu dışında da hafiyecilik faaliyetleri mevcuttu, bu faaliyetlere jurnalcilik denirdi. Halk içinden birisi de önemli gördüğü bir haberi jurnal ile Yıldız Sarayına sunabilirdi.

2. Abdülhamid döneminde çeşitli sebeplerle 33 yıl içinde 26 kere sadrazamlık değişimi yaşanmıştır. Çok sık sadrazam değişikliği yapılan bir dönemdir. Dönemin en meşhur sadrazamı yedi kez görev alan Sait Paşa’dır.

Bu dönemde Panislamist bir politika izlenmiştir. Bu politika izlenirken Halifelik ünvanı araç olarak kullanılmıştır. Arap ve Arnavut parçalanmasının önüne geçilmesi hedeflenmiştir.

Abdülhamid yönetimde kendi gücünü devam ettirmek için kurumlar arası uyumu tercih etmemiş, aksine kurumları birbirinden uzaklaştırmıştır.

Sicill-i Ahval Defterlerine devlet memurlarının sicil kayıtları tutulmaya başlanmıştır. Memurların sayısında ciddi artış yaşanmıştır.

1864 Yılında yürürlüğe giren Vilayet Nizamnamesi devam ettirilmiştir. Ancak toprak kayıpları çok fazladır.

Eğitim Alanındaki Islahatlar

1876’da ilan edilen Kanun-i Esasi‘de eğitim ile ilgili maddeler mevcuttur. Kanuna uymak zorunluluğu ile Osmanlı halkı hem genel hem özel eğitim alabilecektir, her çeşit okul devlet denetimi altında olacaktır. Ancak çeşitli sorunlar sebebiyle denetim gerçekleştirilememiş ve denetimsizlik büyük sorun haline gelmiştir.

Bu dönemde sıbyan mektepleri eski önemini yitirmiştir. 1881 yılında Mekatib-i Sıbyaniye‘nin ismi Mekatib-i İptidaiye olarak değiştiriliyor.

Bu dönemde Osmanlı Devleti’nin bütün matbuatı sansürden geçerdi. Sansür eser yayımlanmadan önce uygulanırdı. Bu sansürü yapan kuruluşun adı Encümen-i Teftiş ve Muayene Heyeti‘dir.

Maarif Nezareti, Sultan Abdülmecid döneminde açılmış ve merkezi bölgeler ile ilgilenen bir nezaretti. 2. Abdülhamid dönemi ıslahatları arasında en önemlilerinden birisi de, Maarif Nezareti’nin taşraya açılmasıdır. Taşra ile bağlantı kurabilmek ve taşrayı idare edebilmek adına İl Maarif Müdürlükleri kurulmuştur. İlçelerde de şubeler açılmıştır. Maarif Müdürlüğü devletin önem verdiği bir kurumdur. Diğer memurlardan daha yüksek maaş ile çalışmışlardır.

İlk kez engelliler için okullar açılmıştır. Rüştiye ve idadi sayısında ciddi bir artış yaşanmıştır. Bu dönemde 619 Rüştiye ve 130 İdadi vardır.

Aşiret anlayışının hakim olduğu bölgelerde Aşiret Mektepleri açılmıştır. Bunun amacı aşiret ağası çocuklarının Osmanlı Devleti’ne bağlı şekilde ve Osmanlı kültürüyle yetiştirilmesidir.

Batılı anlamda ilk üniversite olan Darülfünun 1 Eylül 1900 yılında tekrar açılmıştır. Darülfünun içinde Tıp, Hukluk, İlahiyat, Fen ve Edebiyat fakülteleri vardır. Bu gelişmelerin yanında Sanayi-i Nefise, Ticaret ve Mühendis Mektepleri kurulmuştur.

Önceden açılan harbiye okulları yeniden incelenmiş, düzenlenmiş ve geliştirilmiştir.

Tüm bu ıslahatların yanında Müze-i Hümayun, Asar-ı Atika gibi müzecilik anlamında gelişmeler de yaşanmıştır. Bayezid Kütüphanesi ve Yıldız Arşivi de bu dönemde kurulmuştur.

Düyûn-ı Umûmiye

Ekonomi Alanındaki Islahatlar

Kanun-i Esasi’ye göre maliye ile ilgili vergilerin düzenlenmesi Meclis-i Mebusan‘a devredildi. Mali konularda meclis büyük bir otoriteye sahipti.

1854 Yılında dış borçlanmalar başlamıştı, 1874 yılında ise Osmanlı Devleti resmen iflas etti. Hem iç hem de dış alacaklılar devleti sıkıştırmaya başladı. 1878 Yılında öncelikle iç borçlar için Rusul-ü Sidde Komisyonu kurulmuştur. Altı kalem verginin geliri iç alacaklılara tahsis edilmiştir. Dış alacaklılar bu haberi duyduktan sonra temsilcilerini İstanbul’a yollamışlardır. 1881 yılında imzalanan Muharrem Kararnamesi ile yabancı alacaklılara Düyûn-ı Umûmiye kurma izni verilmiştir. Düyûn-ı Umûmiye’nin kurulması ile devletin elinde olan çok önemli vergi kaynakları kaybedilmiştir. Bu vergi gelirleri dışında ülkenin yer altı ve yer üstü kaynaklarının kullanımı da yabancı devletlerin ve şirketlerin eline geçmiştir. Bunlar yetmezmiş gibi yabancılar iç piyasada da imtiyazlar elde ettiler ve çok büyük paralar kazandılar. Türk tüccarlar, yabancılar karşısında günden güne eridiler. Bu gelişmeler sonucunda zaten zor durumda olan Osmanlı Devleti ekonomisi çok büyük bir darbe yemiştir.

Ziraat Bankası bu dönemde kurulmuştur. Sayımlar düzenli hale getirilerek Tahrir-i Nüfus Teşkilatı kurulmuştur. Birçok bölgede ziraat odaları, sanayi odaları gibi teşkilatlar açılmıştır.

Ulaştırma Alanındaki Islahatlar

2. Abdülhamid’in en çok önem verdiği alanlardan birisi de ulaştırma alanıdır. Bu dönemde karayollarına ve demiryollarına önem verilmiştir. Memleketin her bölgesine yollar yapılmıştır.

Bu dönemin en önemli gelişimi demiryollarıdır. Yabancı şirketler tarafından Anadolu’da demiryolları kurulmuştur. İzmit-Eskişehir-Ankara demiryolu İngilizlere verilirken Bağdat demiryolu Almanlara verilmiştir. İlk tramvaylar da bu dönemde yapılmıştır.

Denizcilik alanında Abdülmecid dönemindeki İdare-i Mahsusa devam ettirilmiştir.

Yorum Yap

Yorum Yap