1. Ana Sayfa
  2. Avrupa Tarihi
  3. Fransız İhtilali

Fransız İhtilali

Fransız İhtilali

Fransız İhtilali Öncesi Yaşanan Gelişmeler

Fransız İhtilali ‘ni çok iyi bir şekilde anlamak için bu ihtilali hazırlayan sebepleri çok iyi anlamamız gerekmektedir.

Dünyayı derinden etkileyen bu ihtilalin ilk sesleri, 1685 yılında gelmeye başlamıştır. Fransa Kralı 14. Louis, 1685 yılında Nantes Buyruğu’nu feshetmiştir. Bu buyruk Protestanlara önemli haklar ve özgürlükler veren sözleşmeydi. Fransa’da 1685 yılında inanç özgürlüğünün rafa kalkması Fransız İhtilali‘ne giden yolda ilk adım olmuştur diyebiliriz.

Mutlak Monarşi yani sistemin kendisi bir ihtilal sebebidir aslında. Mutlak Monarşi, meclisin olmadığı gücün tamamen kralda olduğu bir yönetimdir. Fransa’da aslında bir meclis var bu meclisin adı Etajenero (États généraux) fakat bu meclis 1600’lü yıllardan beri toplantılara çağırılmamıştır.

Etajenero (États généraux)

Etajenero’yu Tabakalar Meclisi olarak görebiliriz. 1614 Yılından Fransız Devrimi’ne kadar olan süreçte bu meclis toplantılara çağırılmamıştır. Meclis genel olarak üç tabakadan oluşmaktadır,

1. Tabaka, Ruhban Sınıfı: Ruhban Sınıfı ile kral arasında bir işbirliği vardır. Kral, ruhban sınıfına mecburdur. Ruhban sınıfı ise krala muhtaçtır.

2. Tabaka, Aristokratlar: Aristokratlar toprak zengini ve çok eğitimli bir sınıftır. Kral bürokraside aristokratlardan faydalanıyor çünkü en eğitimli sınıf bu sınıftır. Ordunun ve bürokrasinin en üst kademelerini aristokratlar doldurmuştur.

3. Tabaka, Diğerleri: Geri kalan herkes bu tabakaya mensuptur. İşçi, burjuva, köylü. Köylüler en çok vergi ödeyen ve en az kazanan sınıftır. Köylüler Vergi dışında aristokratların yol, köprü, malikane yapımında çalışmaktadırlar ve siyasi hakları yoktur.
Bu tabaka içerisinde burjuvanın durumunu iyi anlamak gerek. Burjuva sınıfı bu tabaka içerisinde en zengin ve en eğitimli sınıftır. Burjuva özellikle coğrafi keşifler sonrası çok zenginleşmiştir. Burjuva sınıfının derdi ise emekleri ile zengin olmalarına rağmen ruhban ve aristokrat sınıfı gibi ayrıcalıklı olmayışlarıdır. Burjuva sınıfı kafası en çok çalışan ve sistemden en çok şikayet eden sınıftır aynı zamanda Fransız İhtilali için köylüleri örgütleyen de yine burjuva sınıfı olacaktır. Burjuva sınıfı aynı zamanda devletin uyguladığı Merkantalist politikadan da rahatsızdır, yer bölgeden mal getirip satmak istiyorlar ticarette daha özgür olmak istiyorlar.

Etajenero 1789

Fransız İhtilali özelinde Aydınlanma Düşüncesi

Bu sistemin yanlış olduğunu bir şekilde köylülere ve halka ulaştırmak ve kabul ettirmek gerekiyor çünkü devrim halk desteği ile gerçekleşecektir. Dönemin önemli akımlarından birisi Rasyonalizmdir yani akılcılıktır, din dahil herşeyi akıl süzgecinden geçiriyorlar. Dönemin aydınları bu konuyu eserlerinde yavaş yavaş işliyorlar. Örneğin, Jean-Jacques Rousseau en önemli düşünürlerden birisidir. Jean-Jacques Rousseau Cumhuriyet rejiminin kurulması gerektiğini düşünüyor. Jean-Jacques Rousseau, Toplum Sözleşmesi isimli eserinde demokrasi kavramını tanımlıyor, hak ve yükümlülükleri anlatıyor.

İkinci bir önemli düşünür Voltaire’dir. Voltaire eserlerinde Katolik Kilisesini çok sert şekilde eleştiriyor. Kiliseyi; beleş, asalak, saçma sapan bir kurum olarak tanımlıyor.

Diğer bir düşünür olan Montesquieu kendisi aristokrat sınıfından bir zengin olmasına rağmen mutlak monarşiyi eleştiriyor ve anayasal monarşiyi savunuyor. Her kesimin oy hakkı olan bir meclis istiyor.

Devrimin Ayak Sesleri

Yedi Yıl Savaşlarında Fransa, Hindistan’ın tamamını İngiltere’ye bırakmak zorunda kalmıştır. Buradaki bozgunu telafi etmek için ise Amerika’da ki kolonilerin bağımsızlık savaşını desteklemiştir. Bu iki olay Fransa’yı ekonomik olarak çok zor durumda bırakıyor, hazine boşalıyor. Bu sebepten dolayı 1614 yılından beri toplantıya davet edilmeyen Etajenero Meclisini toplantıya çağırıyorlar.

Etajenero Meclisinin Haziran 1789’da çağırılmasının nedeni ise, zaten halkta büyük bir yoksulluk ve biriken bir öfke var adeta bıçak kemiğe dayanmış. Kral tarafından daha fazla vergi talep edilirse isyan çıkabilir bunu biliyorlar eğer bu vergi meclisten çıkarsa halkın tepkisi az olur diye düşünüyorlar. Meclis toplanıyor, 3. tabaka iki şart ile kabul edeceğini bildiriyor. Bu şartlar ise Anayasal Monarşi ve oy hakkı. kral bu talebi reddediyor.

17 Haziran 1789 yılında 3. tabaka, biz halkın %93’ünü oluşturuyoruz diyerek kendi meclislerini oluşturuyorlar. Bu meclisin adına ”Ulusal Meclis” diyorlar ve kendilerini Versay Sarayı yakınındaki tenis kortlarına hapsediyorlar. Anayasal Monarşi getirilene kadar buradan ayrılmayacaklarını bildirip yemin etmişlerdir. Bunu duyan halk büyük bir coşku ile Ulusal Meclis’e akın etmiştir.

Tenis Kortu Yemini

Fransız İhtilali’nin İlk Aşaması

Devrimci liderler yanındaki büyük bir halk kitlesyle 14 Temmuz 1789 tarihinde Bastille Hapishanesi‘ni basmıştır. Bu olay Fransız İhtilali’nin başlangıcı kabul edilmektedir. Hapishane ele geçirildi ve tüm mahkumlar serbest bırakıldı. Köylerden kopup gelen halk kitleleri Paris’e giderken yollarda ne var ne yok yakıp yıkmışlardır özellikle aristokratların canlarına ve mallarına kastetmişlerdir.

Fransız İhtilali ‘nin ilk aşaması 1789-1792 yılları arasındadır. Devrimin ilk aşaması bittiğinde Fransa’da kurulan rejim Cumhuriyet rejimi değildir. Fransa’da Anayasal Monarşi kurulmuştur, devrimciler kralı öldürmemişlerdir. Ulusal Meclis‘in ilk yaptığı şeylerden birisi 26 Ağustos 1789 yılında İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi‘ni yayınlamak olmuştur. İlk maddesi ise, insanlar, haklar bakımından özgür ve eşit doğar ve yaşarlar kanun önünde eşittirler. İlk madde ile sınıfsal farklılıklar ve imtiyazlar gitmiştir. Burjuva bu kısımda köylüye bir yamuk yapıyor desek yanlış olmaz. Köylünün eğitimsiz olması sebebiyle mülkiyete göre oy hakkı getiriliyor. Dolayısıyla meclis dışı kalan köylü, halk dışarıda gösteri yapmaya devam edecek yani devrim devam ediyor.

Cumhuriyet Rejiminin İlanı

1789 Devrimi sonrası Anayasal Monarşi ancak 3 yıl sürebiliyor. Anayasal Monarşinin çökmesinin sebeplerine bakacak olursak; Meclisin halkın tamamının desteğini alamamış olması, 1791 hasadının çok kötü olması, Fransa’nın devrim karşıtı ülkelerle girdiği savaşlar, krala verilen belli belirsiz veto hakkı.

Büyük burjuva zaten meclise girebilmişti, devrimin liderliğini küçük burjuva üstleniyor yani esnaf ve zanaatkarlar. 10 Ağustos 1792 tarihinde ilk büyük ayaklanma yaşanıyor, kral kaçmaya çalışıyor fakat yakalanıyor. 1792 Yılında Anayasal Monarşi çöküyor ve Eylül 1792 tarihinde Cumhuriyet ilan ediliyor. Cumhuriyet ilan edildikten sonra meclis açılıyor ve mecliste iki grup oluşuyor. Ilımlı devrimciler ve radikal devrimciler bu iki grubun tek ortak yönü kralın idamını istemeleri. Meclisin aldığı kararla kral vatana ihanetten suçlu bulunup idam ediliyor.

Kral 16. Louis’in İdamı

Kralın idamı ile birlikte bu sefer kral yanlıları isyan çıkarıyorlar. 1793 Vendee İsyanı bunlardan en büyüğüdür. 1793 yılında devrimci bir gazeteci öldürülüyor ve ülkede suikastler başlıyor. 1789 Fransız İhtilali karşıtları giderek artıyor. Avusturya Fransa’ya savaş ilan ediyor, İngiltere devrim karşıtı oluyor, Rusya elçisini geri çağırıyor. Fransa çok şiddetli şekilde karışıyor, 1793-1794 dönemi terör dönemidir diyebiliriz. Terör döneminde on binlerce kişi giyotin ile idam edilmiştir.

Devrimi ve devrimcileri eleştirenlere ağır cezalar getiriliyor, yeni hükümet sansürü geri getiriyor, yeni bir din olgusu aşılanmaya çalışılıyor yüce varlık kültü oluşturulmaya çalışılıyor. Bu dönem Fransa’da sürekli meclisin ve hükümetin değiştiği bir dönemdir. Ulusal Meclis, Direktuvar Meclisi, Konvensiyon Meclisi.

Konvensiyon Meclisi seferberlik ilan etmiştir sebebi ise hem içerde hem dışarda savaş var. Eli silah tutan tüm erkekler askere alınıyor, kadınlara ise cephe arkası hizmet görevi veriliyor. Basına sansür getiriliyor ekonomiye müdahaleler yapılıyor. Şüpheliler hakkında kanun çıkartılıyor ve herkesin birbirini ihbar ettiği bir dönem başlıyor. Devrim mahkemeleri kurulup, kadınların oy hakları iptal ediliyor.

Terör dönemi sonrası meclisin şekli değişiyor Direktuvar Meclisi şeklini alıyor. Yaptırım gücü beş yüz kişiden alınıp sadece beş direktuvara bırakılıyor.

1799 Yılında Konsül Hükümeti kuruluyor ve Konsüllük getiriliyor. Beş direktuvarın yetkileri üç konsüle devredildi ve tüm yetkiler ise birinci konsülde toplandı yani Napolyon’da. Napolyon kendisini 1. Konsül ilan etmiştir ve tüm yetkileri kendisinde toplamıştır. 1804 yılında ise referandum ile kendisini İmparator ilan ediyor.

Fransız İhtilali Sonuçları

Milliyetçilik, ulus egemenliği fikri ortaya çıkmıştır.

Mutlak krallıkların bile yıkılabileceği öğrenilmiş oldu.

Halk kendi gücünün farkına vardı. Egemenliğin halka ait olduğu görüldü.

Eşitlik, özgürlük gibi kavramlar yaygınlaşmaya başladı.

Yorum Yap

Yorum Yap