1. Ana Sayfa
  2. Türk Tarihi
  3. Hatay Sorunu ve Çözümü

Hatay Sorunu ve Çözümü

hatay sorunu

Hatay Sorunu Nedir? Nasıl Çözülmüştür?

Kısaca Hatay Sorunu; Ankara Antlaşması’nın imzalandığı 20 Ekim 1921 tarihinden, Hatay’ın ana vatana katılma kararı aldığı 29 Haziran 1939 tarihine kadar yaşanan diplomatik girişimler ve gelişmeler sürecine verilen isimdir. Ayrıca Hatay Sorunu yerine Sancak Meselesi ismi de kullanılmaktadır.

1. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Devleti ile imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması ile 1916 yılından beri Suriye ve İskenderun Sancağı bölgesinde gözü olan Fransa, 1918 yılında Mondros Mütarekesi’nin 7. maddesine dayanarak İskenderun Limanı’na asker çıkarmış ve tüm Hatay bölgesini işgal etmiştir.

İskenderun Sancağı 1920 yılında ilan edilen Misak-ı Milli sınırları içerisinde yer almaktadır. 1921 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti ile Fransa arasında yapılan Ankara Antlaşması’nda bölge halkının çıkarlarını koruyacak bazı hükümler konulmuştur. Ayrıca Lozan Görüşmelerinde de bu hükümler doğrulanmıştır. 1936 senesinde Fransa’nın Suriye üzerindeki manda idaresini kaldırması üzerine Sancak Meselesi tekrar gündeme gelmiştir. Bu durum karşısında Türkiye Cumhuriyeti hükümeti Fransa’ya verdiği resmi bir notada İskenderun Sancağı’na bağımsızlığının verilmesini istemiştir daha sonra da bu konunun çözülmesi için Milletler Cemiyeti’ne başvurmuştur.

Yapılan çalışmalar sonucunda İngiltere’nin de Türkiye tarafını desteklemesi üzerine Milletler Cemiyeti Sancakta ayrı bir statünün oluşturulmasına karar vermiştir. Bu statüye göre Sancak iç işlerinde bağımsız, dış işlerinde ise Suriye’ye bağlı olacaktır. Türkçe resmi dillerden birisi olacaktır. Sancağın bütünlüğü Türkiye ve Fransa tarafından teminat altına alınıyordu. Sancakta yapılan 1938 seçimlerinde Türk Topluluğu 40 vekillikten 22’sini kazanmıştır ve devletin adını da Hatay Devleti olarak kabul etmişlerdir. 29 Haziran 1939 tarihinde Hatay Meclisi oy birliği ile ana vatana katılma kararı almıştır.

hatay sorunu gazete
Hatay’ın ana vatana katılması sonrası

Türkiye, Hatay’a yönelik politikasında iki aşamalı bir plan izlemiştir. Önce Hatay’a bağımsızlığının verilmesi sağlanmıştır. Sonra ise Hatay’ın ana vatana katılması gerçekleştirilmiştir. Avrupa’da meydana gelen siyasi gelişmelerin de Hatay’ın ana vatana katılması yolunda payı büyüktür. Avrupa’da hızla artan tansiyon bir savaşın habercisiydi. Bu sebeple İngiltere ile Fransa, Türkiye’nin Alman bloğunda yer almasını istemedikleri için Hatay Sorunu konusunda Türkiye’ye çok problem çıkarmamışlardır.

Atatürk ve Hatay

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK özelinde Hatay Sorunu için ayrı bir parantez açmamız gerekmektedir. Mustafa Kemal Atatürk hayattayken Hatay Sorunu’nun çözümü için çok çalışmıştır. Atatürk’ün ”Hatay benim namusumdur, Hatay’ı mutlaka alacağım” ve ”40 asırlık Türk yurdu düşman elinde esir bırakılamaz” sözleri, Atatürk’ün Hatay’a verdiği önemi ve hassasiyeti göstermektedir. Maalesef ki ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK Hatay ana vatana katılmadan önce vefat etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti ise Atatürk’ün Hatay hassasiyetini vasiyet olarak bilmiş ve Hatay 29 Haziran 1939’da Türkiye Cumhuriyeti’ne katılmıştır.

Yorum Yap

Yorum Yap