mihrali bey

Mihrali Bey Kimdir?

Mihrali Bey, Rusya taraflarında yaşayan Karapapak Türklerindendir ve ilginç bir hikayesi vardır. Mihrali Bey 17-18 yaşlarındayken babası ölür ve Ruslar bu cenazenin Müslüman mezarlığına gömülmesine müsade etmezler, Hristiyan mezarlığına defnederler. Bunun sebebi olarak Mihrali Bey’in babasının Rus yönetimine karşı dikbaşlı tavrını gösterebiliriz. Rivayete göre o gece babası Mihrali Bey’in rüyasına girer ve ona sitem eder ”Beni bu mezarlıkta nasıl bıraktın?” der. Mihrali uyanır ve Hristiyan mezarlığına gider, babasının cenazesini Müslüman mezarlığına götürmek üzere sırtlar tam çıkacakken 2 Rus askeri Mihrali’yi görür. Mihrali karşılaştığı 2 Rus askerini öldürür sonra babasını Müslüman mezarlığına defneder. Bu onun ilk suçudur.

Dağdaki Yılları

Mihrali Bey yaşadıklarını annesine anlattığında artık kendisinin bu köyle kalamayacağının farkındadır, annesi ile vedalaşır. Annesi ona dağa çıkmasını ve dağdaki Karapapak liderlerine katılması tavsiyesini verir. Mihrali dağa çıkar ve kaçak hayatı başlamış olur. Ruslar tabiki böyle bir suçlunun peşini bırakmazlar her yerde onu ararlar. Mihrali uzun süre dağlarda kalmıştır bu süreç içerisinde yine Ruslar ile küçük çatışmaları oluyor.

Ruslar yaşanan olaylar ve çatışmalar sonucunda dağdaki Karapapaklara Mihrali Bey‘i teslim edeni affederiz derler. Bunun üzerine kendi arkadaşları da Mihrali’nin peşine düşerler. Mihrali daha fazla Rusya topraklarında kalamayacağını anlar ve İran’a kaçar. Rus Çarı, İran Şahına mektup yazar ve Mihrali’yi ister böylece Mihrali artık Rusya’da değil İran’da da aranan bir kaçak durumuna düşer. Mihrali bu süre zarfında pek çok kere kıstırılır ve çok kere çatışıp kaçmayı başarır. En sonunda Kars üzerinden Osmanlı sınırlarına girer. Mihrali Bey burada da pek rahat edemez ve Osmanlı askerleri ile de çatışır ve burada da kaçak durumuna düşer, bir süre sonra da yakalanır ve Kars hapishanesine atılır.

Mihrali Bey hapishanede de rahat durmamıştır, çevresindeki mahkumları organize eder ve tünel kazmaya başlarlar. Kazı işlemi bittiğinde ise hapishanede bir karışıklık çıkarırlar ve Mihrali firar eder. Firar sonrası şanı ve şöhreti daha da artarak devam eder çevresinde kendisine bağlı bir grup oluşur. Böyle bir ortamda Osmanlı-Rus arası gerilim giderek artar ve neredeyse savaş durumuna gelirler. Ruslar olası bir savaş durumunda kullanmak üzere dağlardaki tüm eşkiyalara haber salar ve Rus ordusuna katılırlarsa affedileceklerini söylerler. Pek çok eşkiya grubu dağlardan iner ve Rus ordusuna katılır.

Osmanlı Ordusuna Katılışı

Mihrali Bey, Rus saflarında savaşmak istemez ve Kars komutanına bir mektup yazar. Kim olduğunu, neler yaşadığını anlatır ve affedilmesi halinda Osmanlı ordusuna katılmak istediklerini yazar. Mektup Ahmet Muhtar Paşa’ya gösterilir ve af kağıdı çıkar. Mihrali Bey 100 atlı ile dağdan inerek Osmanlı Ordusuna katılır ve Mihrali’ye Binbaşı rütbesi verilir. Mihrali bu savaşta yani 93 harbinde en ön saflarda çok önemli başarılar elde eder ve namı artar. Başarılarından dolayı Mihrali Bey, Ahmet Muhtar Paşa’nın Yaveri yapılır ve kendisine 2. Abdülhamit tarafından Mecidiye Nişanı verilir.

Mihrali Bey, 2. Erzurum kuşatması sırasında da büyük başarılar elder eder fakat yaralanır ve topal kalır. Savaş sonrası kendi köyüne geri döner ve köy ahalisini toplayıp Osmanlı’ya göç ederler. Karapapaklar Sivas çevresinde 40 kadar köye yerleşmişlerdir. Mihrali Bey, Sivas ve çevresinde yaptığı bazı faaliyetler sonucunda defalarca şikayet edilir. Bazı şikayetler Mihrali’nin elde ettiği başarılar ve önemli bir şahsiyet olması sebebiyle göz ardı edilir.

Ölümü

Osmanlı Devletinde 1891-1892 yıllarında Hamidiye Alayları kurulur. 40. Hamidiye alayı ise Mihrali’nin alayıdır. Yemen İsyanı sırasında 40. Alay yani Mihrali’nin Alayı Yemen’e gönderilmek istenir. Mihrali Bey bu isteği kabul eder ve Alayı ile beraber Yemen’e gider, Yemen’de hastalanır ve kısa süre içerisinde Yemen’de vefat eder.

Mihrali Bey Türküsü

‘’Ben gidiyom Rüştü beyim ağlama
Köz goyup da ciğerimi dağlama
Alay gitti beni burda eyleme

Yemen’e de benim ağam Yemen’e
Endi m’ola Mehrali bey Yemen’e
Gurdu m’ola çadırları çimene
Oğul köz düştüğü yeri yakar kime ne
Dert benim vallah kime ne

Ben gidiyom Rüştü beyim sana bir nişan
Susuzluktan alaylarım perişan
Hiç iflah mı olur Yemen’e düşen

Yemen’e de benim ağam Yemen’e
Endi m’ola Mehrali bey Yemen’e
Gurdu m’ola çadırları çimene
Oğul köz düştüğü yeri yakar kime ne
Dert benim vallah kime ne

Mehrali’yi sokaklarda duttular
Ağamı da bir gurşuna sattılar
Mehrali’yi Yemen’e de attılar

Yemen’e de benim ağam Yemen’e
Endi m’ola Mehrali bey Yemen’e
Gurdu m’ola çadırları çimene
Oğul köz düştüğü yeri yakar kime ne
Dert benim vallah kime ne’’

Yorum Yap

Yorum Yap