1. Ana Sayfa
  2. Türk Tarihi
  3. Osmanlı Devleti’nin Güçlenmesinde Rol Oynayan Teşkilatlar

Osmanlı Devleti’nin Güçlenmesinde Rol Oynayan Teşkilatlar

osmanlı devletinin güçlenmesinde rol alan teşkilatlar

1-) Ahilik Teşkilatı

Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan sonra kısa süre içerisinde güçlenmesinin sebeplerinden birisi de birtakım teşkilatlar tarafından desteklenmesidir. Bu önemli role sahip teşkilatlardan ilki Ahilik Teşkilatı‘dır. Özellikle İslam tarihçilerinin Ahileri Araplaştırmak gibi bir yol izledikleri görülmektedir. Evet, Ahi Arapça anlamıyla ”Kardeş-Kardeşlik” demektir fakat bir kuruma Arapça isim verilmiş olması o kurumun Arap kurumu olduğunu göstermez. Ahiliğin bir arap kurumu olmadığının en büyük kanıtı ise Arap yerleşimlerin çok yoğun olduğu bölgelerde Ahiliğin görülmüyor olmasıdır.

Ahilik Teşkilatı ile Fütüvvet Teşkilatı aynı mıdır?

Ahilik Teşkilatı ile Fütüvvet Teşkilatını karıştırmamak gerekir. Fütüvvet Teşkilatı bir esnaf teşkilatıdır ve içlerinde bir hiyerarşi vardır. Fütüvvet şeyhlerinin bir dinsel boyutu yoktur ve bu teşkilat bir kurum içi denetleme mekanizması yürütür. Ahilik ile Fütüvvet arasındaki en büyük fark ise Ahilerin kendilerine ait dergahları ve bargahlarının olmasıdır. Bu Ahilik nasıl bir esnaf teşkilatıdır ki Konya’da Moğollar 200 kişilik Ahi dergahını basmışken 200-250 kişilik kayıp vermişlerdir? Ahilik Teşkilatı sadece bir esnaf teşkilatı değildir. Ahiler aynı zamanda silahlı bir güçtür ve her Ahinin silahı vardır.

Ahiler bir tarikat değildir, tarikat olabilmeleri için bir silsileye ve bir zikir ekolüne ihtiyaçları vardır. Ama Ahilerin dini bir boyutu da vardır. Ahiler ibadetlerini hankahlarda toplu olarak yaparlar. İbadetler gibi diğer aktivitelerin de toplu yapılmasının sebebi ise Ahilerin çoğunun bekar gençlerden oluşuyor olmasıdır. Ahi şeyhi aynı zamanda bir dini önderdir. Peki bu Ahilik Teşkilatının Osmanlı Devleti’nin büyümesindeki ve güçlenmesindeki katkısı nedir?

Ahiler aynı zamanda silahlı güçtür ve teçhizatları sağlamdır. Ahiler bulundukları bölgelerde Moğollar gibi baskı yapanlara karşı direnerek savaşarak çevrelerindeki Türkmenlere destek olurlar. Ahilerin varlığı güven oluşturur. Bu teşkilat yeni kurulmuş bir devlet için güzel bir askeri güçtür. Ahiler psikolojik olarak çökmüş durumda olan insanlara yardımcı olurlar. Bu teşkilat bir esnaf teşkilatı da olduğu için geniş arazilere sahipdir dolayısıyla insanlara hayır işi de yapar. İhtiyacı olanın yanında olurlar. Ahiler bütün Anadolu’da yaygındır örnek verecek olursak batıda bir Ahi dergahından yayılan bir haber çok hızlı bir şekilde doğuya kadar ulaşır. Mükemmel bir reklam ve propaganda aracıdır. Ahiler aynı zamanda kolonizatördür yani yeni topraklara yerleşimler kurarak bu devletin genişlemesini sağlarlar.

Ahi Evran Meselesi

Ahi Evran denilen kişi Hoy şehrinden bir Türkmendir. Kırşehir’de esnaflık yapmıştır, Kırşehir’de büyük bir Babai İsyanı yaşanmıştır. Bu isyan görünüşte Anadolu Selçuklu’ya karşıdır ama esasında Moğollara karşı yapılan bir isyandır. Bu isyanda yaklaşık 200.000 Türkmen ölmüştür, Ahi Evran ise Babailer ile beraber hareket ettiği için şehit edilmiştir.

bacıyan-ı rum

2-) Bacıyân-ı Rûm

Bu teşkilatın kurucusu Ahi Evran’ın eşi olan Fatma Ana’dır. Bacıyân-ı Rûm, Anadolu Bacıları anlamına gelmektedir. Anadolu Bacıları’nın bu devlete katkısı ne olabilir? Bu teşkilatın üyeleri Babai İsyanında şehit edilenlerin eşleriydi ve bu kadınlar eğer Fatma Ana etrafında teşkilatlanmasaydı belki de bir nesil yok olup gidecekti. Bu teşkilat Ahilerin yanında kuruldu ve bu kadınlar orada üretim yaptılar. Üretilen mallar ise Ahiler tarafından satılıyordu ve kazanılan para ile bu kadınlar çocuklarını büyüttüler ve kayıp bir nesil ortaya çıkmadı. Bu yetişen çocuklar er oldular alp oldular. Bacıyân-ı Rûm 60 yıl kadar görev yapmıştır. Babai İsyanını gören son eşlerin de vefat etmesiyle son bulmuştur.

3-) Dervişler ve Abdallar

Abdallar aslında dini bir gruptur. Şevkden ve heyecan halinden dolayı meczuplaşmış bir gruptur. İbadetlerini ederken bağırma ve titreme hali görülmektedir. Peki bu grubun Osmanlı Devleti’ne ne faydası var? Bu insanlar toplumsal dinamizmi yok etmiyorlar, Abdallar taşkın mizaçlı oldukları için cihatçılardır. Yani tam da Osmanlı Devleti’ne yarayacak tipten, herhangi bir savaş çağrısında koşup gelen bir gruptur.

Abdallar taşkındır bir savaş çağrısında hemen giderler ama Dervişler ise teşkilatlıdır ve şeyhleri ne derse onu yaparlar. Dervişler ve Abdallar insanları dini olarak örgütlerler, terbiye ederler. Baktığımızda iki grup terbiye görürüz ilki nefse yönelik yani içe yönelik terbiyedir, ikincisi ise dışa yönelik terbiyedir. Osmanlı Devleti daha çok dışa yönelik terbiyeyi tercih etmiştir çünkü zikirleri çok sesli ve hareketli olur bu gruplar çok coşkulu olurlar ve toplumu da gaza getirirler. Bu grup da kolonizatör ve yayılmacıdır. Her bölgede yeni yerleşim yerleri kurarlar ve sınırları savaşsız genişletirler.

Yorum Yap

Yorum Yap