1. Ana Sayfa
  2. Türk Tarihi
  3. Son Osmanlı Mebusan Meclisi ve Misak-ı Milli Kararları

Son Osmanlı Mebusan Meclisi ve Misak-ı Milli Kararları

Son Osmanlı Mebusan Meclisi

Son Osmanlı Mebusan Meclisinin Toplanması

Son Osmanlı Mebusan Meclisi, 12 Ocak 1920 tarihinde İstanbul’da toplanmıştır. Meclisin toplanacağından haberdar olan ve Ankara’da bulunan Mustafa Kemal, riskli bulduğu için bizzat kendisi İstanbul’a gidememiştir. Ancak Mebusan Meclisi’ne katılımcı yollamış ve onlardan özellikle üç istekte bulunmuştur. Mustafa Kemal’in üç isteği aşağıdaki gibidir.

  • Mecliste Müdafaa-ı Hukuk grubunun kurulması.
  • Mustafa Kemal’in kendisinin meclis başkanı olarak seçilmesi.
  • Misak-ı Milli kararlarının kabul edilmesi.

Mustafa Kemal bu isteklerle Kuvâ-yi Milliye ruhunu devam ettirebilmeyi ve vatanın bütünlüğünü koruyacak kararların alınmasını amaçlamıştır. Ayrıca meclisin dağıtılması tehlikesine karşı güven sağlamak istemiştir. Ancak Mustafa Kemal’in bu üç isteğinden yalnızca bir tanesi gerçekleşmiştir. Erzurum Milletvekili seçilen ve Ankara’da kalan Mustafa Kemal, meclis başkanlığına seçilememiştir. Mecliste Müdafaa-ı Hukuk grubu yerine Felah-ı Vatan grubu kurulmuştur. Misak-ı Milli kararları ise meclis tarafından kabul edilmiştir. 17 Şubat 1920’de Son Osmanlı Mebusan Meclisi ‘nin almış olduğu kararlar dünyaya duyurulmuştur.

Misak-ı Milli Kararları

Misak-ı Milli Kararları

  1. Osmanlı Devleti’nin 30 Ekim 1918 tarihli mütarekenin imzalandığı tarihte düşman ordularının işgali altında bulunan Arap memleketlerin durumunun, halkın serbestçe verecekleri oya göre belirlenmesi gerekmektedir. Sözü geçen mütareke sınırları içerisinde yer alan ve Türk-İslam çoğunluğuna sahip bölgeler ayrılmaz bir bütündür, bölünemez.
  2. Halkın kendi isteğiyle anavatana katılan Kars, Ardahan ve Batum için gerekirse tekrar halkoyuna başvurulmasını talep etmekteyiz.
  3. Türkiye ile yapılacak barışa bırakılan Batı Trakya’nın hukuki durumu da halkın tam hürlükle verecekleri oylarla belirlenmelidir.
  4. Hilafet merkezi ve saltanatın başkenti İstanbul şehriyle beraber Marmara Denizi’nin güvenliği her türlü riskten ve tehlikeden uzak olmalıdır. Bu esas kabul edilmek şartıyla, Boğazlar’ın dünya ticaret ve ulaşımına açılması hususunda bizimle diğer bütün ilgili devletlerin birlikte verecekleri karar geçerlidir.
  5. Azınlıkların hakları, civar ülkelerdeki Müslüman halkın aynı haklardan yararlanmaları şartıyla tarafımızca kabul ve temin edilecektir.
  6. Milli ve ekonomik gelişmenin gerçekleşmesi için ve daha ileriye modern şekilde işleri yürütmeyi başarabilmek için, her devlet olduğu gibi bizim de tam bağımsızlığa ihtiyacımız vardır. Bu hayatımızın ve geleceğimizin esasıdır. Bu yüzden siyasi, adli ve mali gelişmemizi engelleyecek kısıtlamalara karşıyız. Hissemize düşecek borçların ödenmesi şartları da bu esasa aykırı olamaz.
Misak-ı Milli Sınırları
Sınırlar Misak-ı Milli – Kaynak Wikipedia

Misak-ı Milli’nin Önemi

Misak-ı Milli Kararlarının yer aldığı belge adeta bir özgürlük ve bağımsızlık bildirgesidir. Ayrıca itilaf devletlerine karşı Türk milletinin direneceğini gösteren bu belge, boyun eğme siyaseti izleyen Osmanlı geleneği ile ilişkilerin kesildiğinin kanıtıdır. Her şeyden önce vatanın bölünemez, parçalanamaz bir bütün olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca Türk vatanının sınırları çizilmiştir. Misak-ı Milli ile beraber tamamen bağımsız bir yapı vurgulanmıştır.

  • Misak-ı Milli kararları ile genellikle bağımsızlık ile ilgili kararlar alınmıştır
  • Türk milleti üzerinde bağımsızlık bilinci daha güçlü oluşmuştur.
  • Bölünmez, parçalanmaz vatanın sınırları çizilmiştir.
  • Türk milletinin hangi şartlarda barış kabul edebileceği belirtilmiştir.
  • Kapitülasyonlar, Boğazlar, sınırlar, borçlar, azınlıklar gibi çok önemli meseleler gündeme getirilmiştir.
Yorum Yap

Yorum Yap