1. Ana Sayfa
  2. Avrupa Tarihi
  3. Avrupa’da Düşünce Akımları

Avrupa’da Düşünce Akımları

düşünce akımları

Bu yazımızda özellikle modern dönem Avrupa’da görülen Düşünce Akımları üzerinde duracağız

Liberalizm

Liberalizm 1750’li yıllarda İngiltere’de ortaya çıkmış bir düşünce akımı. Bu düşünce akımının hem siyasi boyutu vardır hem de ekonomik boyutu vardır. İskoç asıllı bir ekonomist olan Adam Smith, Liberalizm düşünce akımının fikir babası olarak kabul edilmektedir. Adam Smith, Ulusların Zenginliği kitabında Liberalizm’in ne olduğunu açıklamaktadır. Ekonomik anlamda Liberalizm aslında serbest piyasa ekonomisidir. Piyasayı devletin müdahalesi değil piyasadaki arz-talep belirler görüşünü savunmaktadır. Liberalizm görüşüne sahip kişilere göre bir ülkenin zenginliğini o ülkenin ne kadar ürettiği belirler. Piyasada bir gizli el olduğunu ve bu gizli elin kazanma hırsı olduğunu savunurlar. Siyasi anlamda Liberalizm ise bireylerin özgürlüğünü ifade etmektedir.

Merkantilizm

1750’li yıllarda Fransa ile İngiltere arasında her alanda bir çekişme vardır. Merkantilizm ekonomik alandaki bir düşünce akımıdır. Bir nevi yerli malı anlayışı ile ortaya çıkmıştır, Fransızlar İngiliz mallarını değil Fransız mallarını kullanalım gibi bir düşünce ile hareket etmişlerdir. Merkantilistler ithalata karşı çıkmaktadırlar. Merkantilizm’e göre bir ülkenin zenginliği o ülkenin sahip olduğu yer altı kaynaklarının çokluğu ile belirlenir. Devletin gücünün toprak bolluğu ile değil para ve sermayenin çokluğu ile ölçüldüğü görüşünü savunurlar.

Rasyonalizm

Rasyonalizm 1780’li yıllarda Fransa’da ortaya çıkmış bir düşünce akımıdır, rasyon akıl demektir. Voltaire, Jean-Jacques Rousseau gibi düşünürler Fransız mutlak monarşisini eleştirirken her şeyin akıl süzgecinden geçirilmesi gerektiğini savunuyorlardı. Rasyonalizm düşünce akımında akıl en önemli unsurdur ve akıl yüceltilmiştir.

karl marx

Marksizm

Marksizm 19. yüzyıl Avrupa’sına en çok damga vuran düşünce akımıdır. 1848 İhtilali‘ne direk etkisi vardır. En çok ses getiren ve en çok toplumsal tabanı olan düşünce akımıdır bunun sebebi bu akımın işçi sorunlarını gündeme getirmesidir. Marksizm’de akla vurgu vardır, cehalete karşılardır, batıl inançlara karşılardır ve bireyi esas alırlar. Marksizm, ekonomide devletçi ama siyasi olarak bireyci bir düşünce akımıdır. Bu akımda devlet birey için vardır görüşü hakimdir. Marksistlere göre burjuva kesimi çok köklüdür ve bu sistemi yıkmak için mücadele ve şiddet kaçınılmazdır, devrim gereklidir. Bu düşünce akımının savunucularına göre tarih sınıf çatışmasından ibarettir ve mutlaka ezilenlerin iktidara geleceğini savunurlar. Marksizm’e göre mutluluk sorunlardan kaçmak değil, sorunların üstüne gidip çözüm aramaktır. Marksistlere göre din afyon gibidir ve insanları uyuşturur bu sebeple dine karşılardır. Marksizm’in iki önemli öngörüsü vardır.

1-) Alt, orta ve üst olmak üzere üç toplumsal sınıf vardır. Kapitalist ekonomi o kadar uluslararası bir boyuta ulaşacak ki zenginler daha zengin olacaklar, fakirler ise daha fakir olacaklardır. Orta sınıf ise eriyecek ve alt sınıfa dahil olacaklardır.
2-) Kapitalist ekonomi o kadar uluslararası bir boyuta ulaşacak ki gün gelecek dünya politikalarına büyük şirketler karar verecektir.

Romantizm

Romantizm 19. yüzyılda Avrupa’da ortaya çıkan ve pek çok alanı etkileyen entelektüel bir düşünce akımıdır. Bu akımın savunucuları Rasyonalizm’e karşı çıkmışlardır, her şeyin akılla açıklanamayacağını savunmuşlardır. Akla aşırı vurgu yapmanın yaratıcılığı öldürdüğünü ileri sürmüşlerdir. Romantizm savunucuları Tanrı işinin gönül işi olduğunu ve akıl ile algılanamayacağını savunmuşlardır.

Realizm

Realizm 19. yüzyılda Romantizm’e tepki olarak ortaya çıkan bir düşünce akımıdır, gerçekliğe vurgu yapar. Realistler daha çok alt sınıfın acınası yaşamlarını gözler önüne sermeye çalışmışlardır. Émile Zola, Lev Tolstoy gibi yazarlar eserlerinde hayatın gerçeklerine vurgu yapmışlardır. Realizm’in en önemli özelliği gerçek ne ise onu aktarmaktır.

Pozitivizm

Pozitivizm Auguste Comte’un 19. yüzyılda ortaya attığı düşünce akımıdır. Teoloji ve metafiziği reddeder, akla vurgu yapar. Tecrübe ve deney Pozitivizm’in iki anahtar kelimesidir.

Yeni (Sosyal) Liberalizm

Yeni Liberalizm akımı 19. yüzyılın sonlarında ortaya çıkmıştır. Bu akıma göre serbest piyasa ekonomisi devam etmeli fakat bireyin birtakım ihtiyaçlarını karşılama konusunda devletin devreye girmesi gerekmektedir. Yeni Liberalizm’de sosyal devlet ilkesine vurgu vardır. Eğitim, sağlık gibi temel hizmetlerin devlet tarafından karşılanması gerektiğini savunmaktadırlar. Kadın-Erkek eşitliğine de vurgu yapılmaktadır.

Yorum Yap

Yorum Yap